Aylık Arşiv: Ekim 2008 - Page 2

kahve fincanındaki yansımanı saklıyorum sol yanımda

gitmemelisin. gitmeliyim. gitme.

gözünün başka kimseyi görmediği o eski yalanım ben.
hayallerim bana ihanet eder gibi. çalma seni hayallerimden. geçen yıllar, geçen zaman,
değişen hayat, değişen her şey, bir tek kokun… artık hayata farklı, gözlerine aynı
bakışım ondan. yarına kapattığım gözlerim, gözlerinin esaretini özlemiş. çok sevdiğim
o kahve kokusu, saçlarının ışığıyla başımı döndürür olmuş yeniden. seninle göz göze
geldiğim o bir kaç dakika için yaşamışım ben. anason kokusunu o an en sarhoş olabilmek
için biriktirmişim. ne kadar uzun ve ne kadar kısa oturmuşuz o masada. sana doyamayacak
kadar kısa, yıllarca beklenecek kadar uzun. aklımızda cevapsız sorular…

Sonraki Sayfa »

ilkbahar yaz sonbahar kış

ilkbahar yaz sonbahar kış
bu böyle gidermiş

bu yazdan sonra da geldi sonbahar
ardından da kış var

yürürken yollarında memleketimin eciş bücüş
olmasa kaldırımlarında yüzümü yakan o soğuk bu kış
ya da dese ki yaz “ben gelmiyorum”
bahar gelsin bu kış
çiçekleri açsa ağaçların
dalında bir kuş

bir sonu olsa sıradanlığımın
değiştirsem sırasını mevsimlerin
bahar gelmeli
bahar gelsin bu kış