Yıllık Arşiv: 2009

c/c++ için yüksek performanslı debug satırları

bir yazımda gcc -D parametresi kullanarak debug satırlarının yalnızca debug modunda derlenmesini sağlayabileceğimizden bahsetmiştim. örnek olarak debug için kullanacağımız satırları aşağıdaki şekilde tanımlarsak:

1
2
3
#ifdef __debug__
printf("Uygulama modu: debug");
#endif

kodu gcc -D__debug__ parametresi ile derlediğimizde bu satır derlenecek ve çalışacak, aksi halde derlenmeyecektir. release modu için -D parametresini vermememiz yeterli olmakta. böylece release modunda bu satır hem boyut hem de performans açısından uygulamaya bir yük getirmiyor; çünkü bu modda bu satır derlenmiyor.
Sonraki Sayfa »

kokun muydu saçlarıma sinen?

kokun muydu saçlarıma sinen? bıraktım onları bir makasın ellerine, zalim en az senin kadar. bir serin özgürlüktür şimdi yüzüme çarpan ve ufukta ellerin bir bilinmezi saran. asiydim ya dindim şimdi, bir deniz gibi fırtınasını özleyen. elimde saçlarım hayalini seyreder oldum bu boş odada. ya bu şehir? baharı mıydı bu şehri bana sevdiren? kış gelince terk etti sanki herkes bu evi ve bu şehri. yalnızlığımdır şimdi doğan her yeni güne ve yanımdaki boş yastığa. saçlarımı serdim üzerine. şimdi ne yana baksam sen. fırtınamla boğmak ister oldum sardığın bilinmezi. yanında sen… elbet kopacak fırtınam, insanlar geri dönecekler bu şehre ve yeniden bahar doğacak üzerime ama ufukta hep sen, yine sen…

özgür yazılımla ilgili yazıyorum

http://www.bilimternet.net/ozguryazilim adresinde özgür yazılımla ilgili yazıyorum. özgür yazılım meraklılarını beklerim.

yeni

evrimdeki son sıçramanın üzerinden otuz yıl kadar geçmişti. ortaya çıkan yeni türün üyeleri varlıklarını sesli biçimde dile getirmeseler de fark edilmeye başlamışlardı. insanlara özgü şekilde çoğalmışlar, sayıları artmıştı. ama artan bu sayı çoğalan soruları da beraberinde getiriyordu. insanları bir arada tutan kutsallar yeni tür üzerinde hiçbir etki bırakmıyordu. insanlar inançlarıyla varlıklarını açıklayabildikleri, hayatlarını anlamlandırabildikleri halde yeniler için durum aynı şekilde değildi. amaçsız kaldıkça çoğalmanın anlamsızlığını sezmekteydiler. öyle ki artışları artık durma noktasına gelmişti. insanların kutsallarına karşı ilgisizlikleri ortada hiçbir ortak nokta bırakmıyordu. insanları bir arada tutan din ve milliyet gibi olguların anlamsızlığını fark edebilecek sıçramaya maruz kalmışlardı.
Sonraki Sayfa »