Her sıradan insan gibi kendimce bir şeyler düşünüyorum ben de. Bazen bir önerme yakalıyorum; geçmiş bilgilerimle kıyaslıyorum; bir sonuca varmaya çalışıyorum. Hatta öyle zamanlarım olur ki hiç işim olmasın, aralıksız saatlerce düşüneyim isterim. Bu istek medeniyetimizin ivmelenmesinde önemli rol oynayan insanoğlunun ateşi bulması sonrasında geceleri uyumayıp hayal kurmasının evrim sürecinde bana bir şekilde aktarımı olabilir (Olmayabilir de… Bu konuda uzman olmadığım için kesin yargıda bulunup taşlanmayayım sonra).
Aylık Arşiv: Kasım 2010
İnsanlık mirası kullanılarak üretilen her şey insanlığın malıdır
İkisi de cennete gitmeyecekse neden öldüler?
O pazar günü kilise en kalabalık günlerinden birini yaşıyordu. Hararetle konuşan papazın sesi kilisenin bakımsız pencerelerinin aralıklarından sızan dağ rüzgarının uğultusunu bastırmaya çalışır gibiydi. Piyer de diğer köylüler gibi can kulağıyla papazı dinliyor ve vaad edilen cennetin güzelliğini hayalinde canlandırıyordu. Büyülenmiş gibiydi herkes. Þarap ve hurilerin çekiciliği Piyer’i bu dünyadan alıp götürmüştü. Ölürse cennetlik olacağını söylüyordu papaz. Cennet bu dünyada sahip olamayacağı her şeydi. Oraya gitmek için tek koşul kafirlere karşı savaşmaktı. Onlara karşı savaşacak ve onları cehenneme gönderecekti. Gözlerini kapattı, serin rüzgarla saçılan çiçek kokuları geldi burnuna. Taze taze bahar çiçekleri… Yumuşak beyaz ellerin dokunuşları sonra… Cennetlik olacaktı Piyer. Huzurla doldu içi. “Kafirler cehennemi boylayacak” dedi Piyer. “Evet boylayacak” dedi. “Hem de hepsi…”
Son Yorumlar