Kategori Arşivi Benim için büyük ama insanlık için küçük şeyler

Ece Çağlayan ile yurtdışında eğitim üzerine bir söyleşi

Hangi ülkede / şehirde / üniversitede / bölümde eğitim görmektesiniz?

Avusturya / Viyana / Viyana Teknik Üniversitesi / Bilgisayar Mühendisliği

Bu ülkeye gelmeden önce Türkiye’de hangi üniversitede eğitim aldınız?

Karadeniz Teknik Üniversitesi / Trabzon

Neden yurtdışında eğitim görmek istediniz?

Yurtdışındaki hayatın, eğitimin nasıl olduğunu merak ettiğim için Erasmus öğrenci değişim programına başvurdum. Diğer bir neden de yabancı dilimi geliştirmekti.

Bu ülkeyi / şehri / üniversiteyi seçmenizin sebebi neydi?

Seçebileceğim üniversiteleri araştırdım. Viyana Teknik Üniversitesi’nin dünyanın en iyi onuncu üniversitesi olduğunu öğrendim ve burayı tercih ettim.

Yurtdışına kendi imkanlarınızla mı gittiniz? Burs aldınız mı? Maddi sıkıntı yaşadınız mı? Geçinmek için çalışmanız gerekiyor mu?

Okulun öğrenci değişim programını kazandığım için burs alarak geldim ancak doğal olarak o burs yetmiyor, ailenin de desteklemesi gerekiyor. Burada TL’nin hiçbir değeri kalmadığı için maddi sıkıntı yaşıyorsunuz. Çalışmak gibi bir imkan yok çünkü kanunen yasak. Ama bazı zamanlarda keşke çalışabilsek diye düşünmedim değil :)

Okuduğunuz bölümde bir dönemde ortalama kaç ders alıyorsunuz? Bunların kaçı zorunlu, kaçı seçmeli?

İstediğiniz kadar ders alabiliyorsunuz. Diğer bir deyişle geçebileceğinizi düşündüğünüz kadar ders seçebilirsiniz :)

Okuduğunuz bölümde öğrenci başına düşen öğretim üyesi ve araştırma görevlisi sayısı nedir? Bu sayı sizce yeterli mi?

Bütün bölümlerden ders alabildiğiniz için üniversitenin bütün öğretim üyeleri sizin. O nedenle tam sayıyı da bilmiyorum. Bazı derslerin hem bir hocası hem de iki asistanı var. Hoca derse gelmediğinde dersi onlardan biri anlatıyor. O dersin laboratuvarlarına da onlar giriyor.

Yaşadığınız şehrin eğitim hayatınıza olumlu/olumsuz etkisi var mı? Türkiye’de eğitim aldığınız şehir ile kıyaslar mısınız?

Viyana yaşanılabilir en iyi şehir seçildiği için zaten arada oldukça fark var. Her yere ulaşım çok kolay. En uzak noktaya bile otuz dakika gibi kısa bir sürede ulaşabiliyorsunuz. Otobüs, metro, tramvay bekleme gibi bir derdiniz yok. Ulaşım araçları belli sürede gecikme yapmadan orada oluyor zaten. Diğer yandan teknik müzede çocuklar için (İlgilenen herkes için aslında çünkü benim de oldukça ilgimi çekmişti) bir bölüm var. İlkokul, ortaokul, lise için çok faydalı. Her şeyin mantığını görsel olarak görebiliyor çocuklar. Kendileri yaparak inceleyerek öğreniyorlar hatta. Film, tiyatro, mimarlık için festivaller de oluyor. O bölümlerde okuyan herkes gidip yerinde inceleyebiliyor. Yani mesleklerini gerçek hayatta öğreniyorlar.

Üniversitenin sosyal etkinlikleri özendirici çalışmaları var mı? Bu tür etkinliklere zaman ayırabiliyor musunuz?

Buddynetwork adında yabancı öğrencilerin Viyana’ya ve okula daha hızlı alışmaları için kurulmuş bir topluluk var. Erasmus öğrencileri için kurulmuş olsa da tüm öğrenciler katılabiliyor. Haftada en az dört etkinlik oluyor. Bir de aralarda teknik gezi ya da değişik geziler düzenleniyor. Herkes bence bu tür etkinliklere zaman ayırabilir. Bu etkinlikleri oluşturan ekip genelde yüksek lisans öğrencisi olduğu için onlar çalışıp zaman ayırabiliyorlarsa herkes ayırabilir bence :)

Öğretim üyelerinin öğrencilere yaklaşımını nasıl tarif edersiniz? Resmi mi yoksa samimi mi?

Her zaman “hocam benim bir sorum vardı, şurayı anlamadım” diye kapısını çalamıyorsunuz. Belli görüşme saatleri var. O saatler içinde gidip sorunuzu sorabilirsiniz. Bu da bana biraz resmi görünmüştü en başlarda ama resmiyetten çok hocaların kendi projelerine zaman ayırmak için uyguladığı bir yöntem bu. Soru sorduğunuzda zevkle yanıtlıyorlar, “işim var, sonra gel” demiyorlar. Öğrencileri bilinçli yetiştirmeye çalışıyorlar. Bir şeyler öğrenmek isteyen öğrenciye her zaman kapı açık.

Üniversitenin teknik olanaklarını(laboratuvar, amfi vs.) yeterli buluyor musunuz? Türkiye’deki üniversiteniz ile kıyaslar mısınız?

Türkiye’de bizim bölümün zaten tek bir amfisi var. Onu da elektrik-elektronik bölümü ile ortak kullanıyoruz. Burada neredeyse bütün bir bina amfi. Dersler az kişilik sınıflarda işleniyor ama her şey yeterli. Neredeyse her dersin kendine ait laboratuvarı olduğu için laboratuvar bulmakta da zorlanmıyorsunuz. Bir tane laboratuvar dersi aldım. Dersin kendi web sayfasından gerekli dosyaları indiriyorsunuz, gruplar belirleniyor, grup arkadaşlarınızla uygun olan günleri ve saatleri seçip randevu alıyorsunuz. Eğer yer yoksa başka bir gün seçiyorsunuz zaten. Gittiğinizde o yer size tahsis edildiği için yer bulamama gibi bir derdiniz yok .

Üniversitenin eğitim yöntemini, başka bir deyişle eğitime bakış açısını genel olarak değerlendirir misiniz?

Bizim üniversitelerimizde alacağımız dersler belli, her şey belli. Hocalar bizi iteliyor. Burada kendiniz karar vermek zorundasınız. Her şeye kendi kendinizi itmek zorundasınız. Yani ne istediğini bilen gençler yetişmiş oluyor en baştan.

Üniversitenin teknik beceriler dışında size kazandırdığı başka beceriler var mı? En azından üniversitenin bu yönde bir amacı bulunuyor mu?

Bir çok spor ve sanat kursları var. Bunlardan istediğinizi seçip katılabilirsiniz.

Öğrenci toplulukları, bunların aktivitesi ve üniversiteden aldıkları desteği değerlendirir misiniz?

Yukarıda da belirtmiştim. O topluluğu zaten üniversite öneriyor ve siz de katılabiliyorsunuz. Burada böyle etkinlikler çok önemli. Bütün hocalar ve üniversite yönetimi de bunu destekliyor. Amfilerin, sınıfların, boş kullanım alanlarının gece 23’e, belki daha da geç saate kadar kullanımına izin veriliyor. Türkiye’de iken amfiler için izni sabah saatlerinde bile zor alabiliyorduk.

Bölümünüzde örnek alabileceğiniz rol modeller var mı? Bölümün rol model üretme konusunda çalışmaları mevcut mu?

Şu an öyle bir rol modelim yok. Bu konuda bir çalışma olup olmadığını da hiç bilmiyorum.

Üniversite – sanayi işbirliği konusunda çalışmalar var mı? Öğrenci iken bu tür çalışmalara dahil olup tecrübe kazanabiliyor musunuz?

Evet. Örneğin şimdiye kadar iki teknik gezi oldu. Her yapılan, öğrenilen şeyin tecrübe olacağına inanıyorum. Yüksek lisans öğrencilerine daha çok imkan sunuluyor ama bu konuda. Örneğin benim oda arkadaşım ekonomi bölümünde yüksek lisansını yapıyor ve Porsche şirketinde staj imkanı sağlandı.

 

Katkılarından dolayı Ece Çağlayan’a çok teşekkür ederim.

Bağlantıların ekran görüntülerini oluşturarak kullanıcılarının hayatını kolaylaştıran bir servis olarak 4biryanda.com

Tüm dünyadaki etkinliklerden kolayca haberdar olabileceğiniz ücretsiz bir servis olan 4biryanda benim de kurucularından olduğum 4Primes tarafından geliştiriliyor. Kendi ihtiyaçlarımızdan yola çıkarak geliştirdiğimiz bu servise vakit buldukça yeni özellikler de ekliyoruz. Son eklediğimiz özellik ise etkinlikler ve yorumlar içerisinde verilen bağlantıların önizlemelerinin o bağlantının üzerine gelindiğinde gösterilmesi oldu. Böylece 4biryanda kullanıcıları bağlantıya tıklamadan gidilecek sayfa hakkında fikir edinebiliyorlar. Aşağıda bazı sitelerin önizlemeleri bulunuyor. Özelliği test etmek isterseniz 4biryanda.com‘a üye girişi yaptıktan sonra bir etkinliğe tıklayıp etkinlik ayrıntıları sayfasında yer alan herhangi bir bağlantının üzerine gelmeniz yeterli. Bu yazımda söz konusu özelliğin altında yatan teknolojiyi paylaşmak istiyorum.


Sonraki Sayfa »

c/c++ için yüksek performanslı debug satırları

bir yazımda gcc -D parametresi kullanarak debug satırlarının yalnızca debug modunda derlenmesini sağlayabileceğimizden bahsetmiştim. örnek olarak debug için kullanacağımız satırları aşağıdaki şekilde tanımlarsak:

1
2
3
#ifdef __debug__
printf("Uygulama modu: debug");
#endif

kodu gcc -D__debug__ parametresi ile derlediğimizde bu satır derlenecek ve çalışacak, aksi halde derlenmeyecektir. release modu için -D parametresini vermememiz yeterli olmakta. böylece release modunda bu satır hem boyut hem de performans açısından uygulamaya bir yük getirmiyor; çünkü bu modda bu satır derlenmiyor.
Sonraki Sayfa »

mum ışığında gülümseyenlerden biri sen

o beşiktaş akşamından daha da serindi oturduğum bank. günün her anını yaşayan şehrin dört bir yanından havai fişekler yükseliyordu. boğazın sesini dinlerken bir yandan da insanları izliyordum. ne hayatlar yaşanıyor, niceleri o büyülü şehirde kesişiyordu. bir tesadüfler dizisinin ardından tanışmak üzere bekliyordum seni. ben elimde olmayan sebeplerle oradaydım, sense benimle tanışacağını bilmiyordun. bacaklarım soğuktan titrer gibiyken ve aynı anda yanıbaşımdaki çiftlere imrenerek bakarken telefonum çaldı. sen ya da arkadaşın değildi, tebrik etmek için arıyordu annem. serin bir rüzgar esti boğazdan. daha da titredi bacaklarım. umut doluydum o gece. kardeşim konuştu sonra dakikalarca. ama hala ses seda yoktu sizden. bilmiyorum siz ne yapıyordunuz o dakikalarda. beni beklettiğinizin farkında mıydınız? ya da benim ne hissettiğim konusunda ufacık bir fikir var mıydı zihninizde?

Sonraki Sayfa »